Yazı görseli

"Zihni Susturamamak"

Aşırı Düşünmenin Psikolojik Kökeni

Zihin bazen bir sessizlik alanı değil, hiç durmayan bir sahne gibidir. Kimi insanlar için bu içsel ses, her ihtimali hesaplamaya, her olasılığı tartmaya çalışan bir denetim mekanizmasına dönüşür. Düşünmek, bir noktadan sonra yaşamın kendisini değil; yaşamı kontrol etme çabasını temsil etmeye başlar.

Aşırı düşünme, çoğu zaman fark edilmeden gelişir. Başlangıçta bir çözüm arayışıdır; ancak zamanla zihinsel bir döngüye dönüşür. “Ya şöyle olursa?”, “Keşke şunu da söyleseydim” gibi düşünceler, kişinin anı yaşamasını zorlaştırır. Zihin geçmişle geleceği arasında sıkıştıkça, bedende huzursuzluk, gerginlik ve uyku problemleri ortaya çıkar.

Bu durum genellikle kaygıyla iç içedir. Belirsizlikle baş etmekte zorlanan zihin, kontrolü sağlamak için senaryolar üretir. Bu senaryoların çoğu gerçekleşmez; ama kişi yine de düşünmeyi bırakamaz, çünkü zihni susturmak “hazırlıksız yakalanmak” gibi hissedilir. Aşırı düşünmenin altında çoğu zaman güven ihtiyacı ve hata yapma korkusu vardır.

Terapötik süreçte bu döngü, yalnızca düşünceleri azaltmak üzerinden değil, düşüncelerin altındaki duygulara temas etmek üzerinden çalışılır. Çünkü aşırı düşünen zihin genellikle hissetmekten korkar. Duyguyla temas kurmak, kontrolü bırakmak anlamına gelmez; aksine zihinsel gürültünün azaldığı bir farkındalık alanı yaratır.

Zihni susturmak, düşünmemek değil; düşünceleri dinleyip onlarla özdeşleşmemeyi öğrenmektir. Düşünceler bazen sadece geçmek ister, bizse onları tutmaya çalışırız. Aslında sessizlik, hiçbir şeyin olmaması değil, her şeyin olduğu hâliyle kabul edilebilmesidir.

Zihni susturmaya çalışmak yerine düşüncelerle sağlıklı bir mesafe kurmak, aşırı düşünme döngüsünü kırmanın en etkili yoludur. Bu farkındalık, zamanla içsel huzuru yeniden inşa eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi ya da psikolojik tanı niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özel değerlendirme için bir uzmana başvurmanızı öneririz.

Beylikdüzü'nde Uzman Klinik Psikolog Berk Baykal ile aşırı düşünme ve kaygı üzerine çalışmak ve kendi sürecinizi birlikte değerlendirmek isterseniz buradan iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Berk Baykal